Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 

Bir gemi bir şirket, bu konsept hala geçerli mi ?

Sema Yerlikaya
24 Eylül 2012 - 11:14
Yorumlar : 0

Denizcilikte, Yunanlıların 40 yıl önce getirdiği, her gemiye ayrı bir şirket kurmak suretiyle, hem gemi yönünden bağımsız bir işletme yürütmek ve idari ve ticari alacaklılara karşı, işletmenin bünyesinde sahip olduğu diğer gemileri, alacaklılardan, hukuken korumak, bu yöntem yıllardır uygulanmaktadır.

Diğer yandan, son 10 yılda aksine hukuki gelişmeler ortaya çıkmış ve Armatörlerin bağımsız gemicilik şirketi savunmasına karşılık olarak alacaklılara çare olarak, bazı kara Avrupa’sı ülkelerin hukuk uygulamalarında “lifting the corporate veil” yani “perdeyi kaldırma” teorisinin tatbiki cihetine gidilmiştir.

Bu şu demektir. Alacaklının menfaatine olarak, perde kaldırıldığında, her geminin arkasında aynı şahıslar var ise, ortaklık yapısında aynı kimseler bulunuyor ise, bu taktirde Sister gemiyi hacizden kurtarmak mümkün değildir. Bu uygulama İspanya, Fransa, Hollanda, Güney Afrika tarafından kabul görmüş ve dolayısıyla her gemiye ayrı şirket kurup, işletmenin hukuki yönden, alacaklılara karşı bir faydası olmadığı anlaşılmıştır.

Son yıllarda yaşanan, ekonomik zorluklar, Denizcilik İşletmelerinin karşılaştığı finansal güçlükler sebebiyle aynı tartışma yeniden gündeme gelmiştir. Bazı alacakların, hukuken rüçhanlı olan gemi alacaklısı hakkı teşkil etmesi sebebiyle, esasen sadece alacağı doğuran, yani borcun müsebbibi gemiyi takip ettiği genel kuraldır. Bu türdeki özellikli ve öncelikli alacak için, yalnızca bu gemi aleyhine icra işlemleri yapılabileceği malumdur.

Alacağın, kiracı tarafından yapılan bir işlem sonucunda doğmuş olması (örneğin, time charterer’ın yaptığı bir satın alma, acentelik, yakıt vs.) halinde ise hukuki durum daha da karmaşık bir hal almaktadır. Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme tartışmaları gündeme gelmektedir.

Diğer taraftan, gemi alacaklısı hakkı ( rüçhanlı özel haklar), hemen her hukuk sisteminde 1 yılda mürur-u zamana ( zaman aşımına uğramakta) bu süre içerisinde ileri sürülmediğinde bir de örneğin gemi başkasına satıldığında, alacağı tahsil etme imkânı tehlikeye düşmektedir.

Yeni Ticaret Kanununun gemi alacaklıları yönünden düzenlemesi, Uluslararası konvansiyonlardaki hükümleri, tercüme suretiyle adapte etmek şeklinde olmuştur.

Türk hukukunda halen, hem idari alacaklar, hem de diğer alacaklar yönünden, “Associated Ships” veya “perdeyi kaldırma teorisi” uygulaması yoktur. Her donatan, bağımsız bir hükmi şahsiyettir. Bir diğerinin alacağı için, kardeş geminin Donatanına takip yapılamaz.

Özetle, her gemiye ayrı şirket uygulaması, Armatör yönünden ve sair daha birçok sebepten, cazip olma özelliğini korumaktadır.

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı \ haberin tüm hakları Aktüel Deniz Haber Ajansı'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı \ haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı \ haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.



  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....



 Köşe Yazıları
 
 Anı Köşesi
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri