Bu da yüzde 23 daralan Avrupa pazarına karşılık, Ortadoğu'ya taşımacılıkta yüzde 25'e varan artış getirdi.
"Lojistik Üs Olacağız"
2009 yılını yaklaşık yüzde 20'lik bir küçülme ile kapatan sektör, çareyi alternatif pazarlarda yönelmekte buldu. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, 2009 yılı Ocak ile Kasım döneminde Türkiye'nin taşıma gelirlerinin yüzde 22 azaldığını, navlun gelirlerinin ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 düşüş gerçekleştirdiğini söyledi.
UND Başkanı Tamer Dinçşahin, lojistik sektörü olarak, Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023'te bölgenin lojistik üssü olmayı, dünya markaları yaratarak Çin ve Hindistan gibi hızla büyüyen pazarlara girmeyi, tarihi Ipekyolu güzergahı ve Afrika pazarında etkin olmayı hedeflediklerini belirtiyor.
"Yeni Ro-Ro Seferleri Başlatacağız"
Lojistik sektöründeki tablonun 11 ayda 1.6 milyar dolardan 1.3 milyar dolara indiğini dile getiren Dinçşahin şöyle konuştu: " 2009 yılı Ocak ila Kasım döneminde Türkiye'nin toplam 125.6 milyar dolarlık ithalat yükü taşıması, 92.1 milyar dolarlık ihracat yükü taşıması gerçekleştirmesini sağladı. Alternatif pazarlara yöneldik. Körfez ülkelerini de içeren Ortadoğu bölgesine yönelik yüzde 25, Kuzey Afrika ülkelerine yönelik ise yüzde 8'lik artış oldu. 2010'da ise bu bölgelerde yüzde 30'luk artış bekliyoruz."
Bu yıl sektör genelinde de 2008 rakamlarını yakalayıp, küçülmeyi ortadan kaldırmayı planladıklarını kaydeden Dinçşahin, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda önemli bir lojistik üs haline geleceğini aynı zamanda Ukrayna ve Rusya'ya yeni Ro-Ro seferlerinin sunulması ve alternatif hatların geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade ediyor.

UND'NİN Sektörle İlgili Beklentileri
• Samsun, Trabzon ve Zonguldak başta olmak üzere Türkiye'nin gelişmekte olan limanlarının, yeterli ve uygun intermodal altyapıları ve lojistik sistemleri ile desteklenerek etkin hale getirilmesi Avrupa-Asya bağlantılarının gelişimi açısından da önemli bir açılım olacaktır.
• Özel sektör adına daha fazla proje geliştirerek bu projelerin AB'nin halen süren (20io'da uygulamaya konacak) "Trans-Avrupa Ulaşım Ağlarının Revizyonu" süreci gündemine tam olarak girmesini sağlamak gerekmektedir.
• Koper (Slovenya), Rijeka (Hırvatistan) veya Marsilya Limanlarına yönelik Ro- Ro seferlerin tesis edilebilmesi, Karadeniz Bölgesinde ise Köstence Limanına (Romanya) Ro-Ro hattının kurulması, Ukrayna ve Rusya'ya yeni Ro-Ro seferlerinin sunulması ve alternatif hatların geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir.
• "Akdeniz Birliği" projesi kapsamında, Akdeniz ve Kuzey Afrika ülkeleriyle arasındaki ulaşım bağlantılarını geliştirmeye yönelik ciddi çalışmalar yürüttüğü bir gerçek olup; Derneğimiz de ülkemizden Kuzey Afrika ve Akdeniz'e kıyısı olan Avrupa ülkelerine yönelik Ro-Ro seferlerinin uygulamaya konmasının, AB gündemine getirilmesini faydalı bulmaktadır.
• Karasu (Adapazarı) Limanı ve bölgedeki endüstriyel alanların işlevsel hale getirilmesi durumunda İstanbul Boğazı'nın, Karadeniz üzerinden iç bölgelere gelen yükü hafiflemiş olacak; bu liman ile Romanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri arasında kurulacak bir ro-ro hattı ile Avrupa'ya taşımalarımız rahatlamış olacaktır.
• Türkiye'nin, gerek TRACECA gerekse IRU platformunda yürütülen ipek Yolu'nun Yeniden Canlandırılması Projesi kapsamında 1 trilyon dolar potansiyelli Doğu-Batı ticaretinden pay alması (bu ticaretin Türk nakliyecileri tarafından taşınması) için bu güzergah üzerinde, eski İpek Yolu'nda olduğu kadar aktif olması gerekmektedir.
Kaynak: Kobi Efor